Vachel Lindsay


Hep Kırıktır Fabrika Camları

Hep kırıktır fabrika camları.
Birileri savurur hep tuğla parçalarını,
Birileri fırlatır hep cürufları,
Yapar çirkin hödük hileleri hurdaları.

Hep kırıktır fabrika camları.
Rahat bırakırlar diğer camları.
Kilise camına kimse atmaz taşı,
Ki kekredir, hırlar taş, alaycı alaycı.

Hep kırıktır fabrika camları.
Şu ya da başka bir şey yanlıştı.
Çürüyen bir şeyler vardı – galiba Danimarka’da.
Fabrika-camı şiirinin sonudur bu da.

Vachel Lindsay (1879-1931, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

Kurşun Gözlü

Genç ruhlar boğulup gitmesinler yeter ki
Tuhaf işler yapmadan ve tamamen sergilemeden övünçlerini.
Dünyanın suçlarından biridir bebeklerinin donuk büyümesi,
Yoksulu öküz gibidir, bükülgen ve kurşun gibi gözleri.
Bir şey değil açlık çekmeleri, ama öyle düşsüz açlık çekerler ki;
Bir şey değil tohum ekmeleri, ama nadiren alırlar semeresini;
Bir şey değil kulluk etmeleri, ama kulluk edecek tanrılar yok ki;
Bir şey değil ölmeleri, fakat ölürler koyunlar misali.

Vachel Lindsay (1879-1931, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Öklid

Koca Öklid bir çember çizdi
Kumlu bir sahilde hayli zaman önce.
Sınırını belirledi ve ekledi
Açıları şöyle ve böyle.
Tartıştılar heybetli ak sakallı arkadaşları
Çember uzunluğunun yayını
Ve çemberin çapını,
Ve salladılar başlarını.
Yanlarında sessiz bir çocuk onlara bakar da bakar
Sabahtan gün ortasına kadar,
Çünkü öylesine cazibeli çiziyorlardı ki
Yuvarlak ay resimlerini.

Vachel Lindsay (1879-1931, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Bir Louisiana Kasabası’ndaki Altın Saçlı Bir Kıza

Güneşin doğuşusun sen,
Güneş yerine bir yıldız doğabilirse.
Ayın ışımasısın sen,
Ay yerine bir yıldız geçebilirse.
İlkbaharsın sen,
Bir yüz çiçeklenebilirse,
Elma dalları yerine.
Aşkımsın sen,
Şefkatliyse eğer yüreğin de şimdi
Genç gözlerin misali.

Vachel Lindsay (1879-1931, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy