Tove Ditlevsen


Sonsuz Üç

İki erkek var dünyada
sürekli yoluma çıkan,
ilki benim sevdiğim
öbürü beni seven.

İlki karanlık havsalamda oturan
gecesel bir düşte,
öbürü yüreğimin kapısı yanında durur, asla almam onu içeri.
İlki bana gelip geçiçi
baharsı bir mutluluk soluğu verdi,
öbürü bütün ömrünü
ve tek bir saatini bile geri alamadı.

İlki sevdanın temiz ve özgür olduğu
kanın şarkısında çağıldar,
öbürü düşlerin boğulduğu
üzüntülü günle eşit.

Her kadın bu ikisi arasında durur,
sevmiş ve sevilmiş ve temiz –
her yüzyılda bir kez
erir bunların hepsi tek bir parçada.

Tove Ditlevsen (1918-1976, Danimarka,)
(1942, ”Küçük Dünya” ’dan)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

Alman Askerleri

Yorgun Alman askerleri
geçiyorlar yabancı bir kentten
alınlarında ilkyaz güneşiyle;
bakmıyorlar birbirlerine.
Yorgun, düşünceli, ürkek,
gidiyorlar yıkıma doğru
yabancı bir kentin ortasından.

Nefreti öğrenmiştik onlardan,
anlamıyor kimse onların dillerini,
ve bakışlarıyla karşılaştığında
kapalı bir kitap oluyor bizim bakışlarımız.
Alman askerleri, bitkinler,
arkadaş mı acaba onlar,
yoksa bir başına mı herkes
ki konuşur dilini kendince?

En son ilkyazda gidiyorlar,
yağmurda ve fırtınada gelmişlerdi buraya-
o zamanlar daha az kötüydü,
çirkin gri üniformaları.
O zaman tiksinmiştik daha çabukca
kötü bulduğumuz her davranışlarını,
merak içindeyiz şimdi,
acaba bulunur mu düşünceli bir ruh aralarında?

Dilleri sert ve hızlı
yorgun Alman askerleri,
yürürler şimdi yıkık ve yabancı bir kentte,
– yavaşca ölür gider sesler
bizi ve çizmelerimizi çiğneyen
sürüklenen çizmelerinden.

Öldürümlerden ve korkudan yaşlanmış
yorgun Alman askerleri.
Belki de ister gözleri
bir yıldızın izini izlemeyi,
belki de ister usları
ilkbaharın tatlı serinliğinden
bir ezgi yakalamayı,
bitmeden daha herşey?

Ne ki yakındır titreyen Danimarka’yı
özenle özgürleştirmemiz,
ve yakındır gitmesi çalıntı çizmelerin
geçmesi ölümün son kez toprağımızdan,
– ve yakındır yalnız nefretin kalması geriye
altı yıllık yokedici savaştan.

Derine saklanmalı şimdi temizlenmiş silah
Danimarka toprağında,
– herkesin bıçağı hazır öldürmeye,
alınır çünkü kanın öcü kanla –
ne ki bitkin Alman askerleri
yürürler karanlık şafakta,
ortasında en son ilkbaharın,
ortasında yabancı bir kentin.

Tove Ditlevsen (1918-1976, Danimarka)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy