Ses

Çok özlenen kadınsın, nasıl çağırırsın beni, çağırırsın,
Söylersin ki sen artık o eski sen değilsin,
Benim için tek olan biriydin, dersin ki değiştin,
Fakat başlangıçtaki gibi günümüz apaydın.

Duyduğum sen olabilir misin? Ben yaklaşırken kente
Ayakta durarak beni beklediğin yere
Bakayım o halde: evet, o bildiğimsin öylece,
Hatta o ilk gök mavisi entarinde!

Ya da meltem midir sadece, halsizliğinde
Gelirken bana ıslak çayırlar arasından,
Çözülmüşsün sen bir kere solgun hasretsizlikte,
Duyulmaz mısın bir daha ne uzaktan ne de yakından?

Sendeleyerek ilerlerim böylece ben,
Etrafımda yapraklar dökülürken,
Kuzey rüzgârı alıçlardan ince ince sızarken,
Ve o kadın beni çağırırken.

Thomas Hardy (1840-1928, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar