Thom Gunn


Ölmekteyken İsherwood’a

Olabilir, Christopher, Santa Monica’daki
Yapraklarla örtülü evinde uzanmışken ve beklerken
Dışarıdan duyabilirsin yeniden başlayan
Kesintili, anonim bir sesi,
Güz günleri gecikir gibi
Elli yıl öncesinin Berlin’inden –
Zifiri karanlık sokakta durup ıslık çalarken
Delikanlılar kızlara, bir kaya parçası gibi
Ufalanan kirli paslı binaların altında,
Kiralık bir odanın ardında da
Kulak kabartırdın sen, merak ederdin
Biri sana da kazara ıslık çalar mı diye,
Duygusallığı bırakarak eklerdin hemen
”Mümkün değildir bu”.
Şimdi daha sıkı bir uyanıklık içindeyken
Ve kanyonun palmiyelerinden ve un ufak altınından
Mümkün olabilir ki
Yalnız bir ıslığın seni çağırdığını duyabilirsin.
Dışarı çık
Dışarı çık, soğuğa.
Sırnaşarak ısrarla ve gayri şahsi.

(Noel haftası, 1985)

Thom Gunn (1929-2004, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Salyangozu İncelemek

Yeşil bir gecenin arasından abanmaktadır
salyangoz, çünkü çimen suyla ağırdır
ve salyangozun yaptığı parıltılı yolla
karşılaşır; koyulaştırır
yağmur yeryüzünün karanlığını orada.
Kımıldar arzunun ormanında,

ancak bakakalır o avlanırken
solgun geyik boynuzları. Hangi güç iş başında,
söyleyemem, bir şey bilmeden,
sırılsıklam olmuş niyetle orada.
Nedir bir salyangozun gazabı? Bütün
düşündüğüm şudur, eğer daha sonra

tünelin yukarısındaki yaprakları ayırdığımda
ve gördüğümde o ince
kırık beyaz izleri kuluçka boyunca,
tasavvur edemezdim asla
o yavaş şehvet nasıl da
bu tasarlanmış gelişmeye yol açar diye.

Thom Gunn (1929-2004, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Benim Kederli Kaptanlarım

Birer birer belirdiler
karanlıkta: birkaç arkadaş, ve
tarihi isimler taşıyan
birkaç kişi. Nasıl da geç başladılar ışımaya!
fakat sönüp gitmeden somutlaşarak
dururlar kusursuzca, bütün

geçmiş sarmalamaktadır onları
bir keşmekeşin cübbesi misali. Bence,
her bir sıcak ıspazmozda harcadıkları
o müsrif gücü yenilemek için,
sadece bunun için yaşayan adamlardı onlar.
Aklıma düştüler, şimdi uzaktalar.

Doğrudur, onların henüz rahatta olmadıkları,
fakat şimdi gerçekte ayrıdırlar,
ayıklanmışlardır başarısızlıklardan,
bir yörüngeye kapanmışlar
ve dönerler ilgisiz
katı bir güçle, yıldızlar misali.

Thom Gunn (1929-2004, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Gece Terleri İçindeki Adam

Soğuk uyanırım.
Sıcağın düşleriyle zenginleşmiş ben
Uyanırım onların tortularına,
Terine, ve yapış yapış bir çarşafa.

Etim kalkanıydı kendisinin:
Kesik varsa, iyileşirdi.

Büyüdüm keşfederek
Güvenebileceğim bedeni
Hayran kaldığımda bile
Güçlü kılan tehlikede,

Derime her meydan okuyuşta,
Mucizelerden bir dünya vardı,

Üzülmekten başka şey yapamam
Doğal kalkanım kırıldı artık,
Zihnim telaşa indirgendi,
Etim büzüldü ve harap halde.

Yatağı değiştirmeliyim,
Fakat kendimi tutuyorum onun yerine

Olduğum yerde durmuşum dimdik
Sarmalıyorum bedenimi kendime
Sanki siper yapıyorum
Beni delip geçecek acılara karşı,

Sanki eller yetermiş gibi
Bir heyelanı durdurmaya.

Thom Gunn (1929-2004, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Sarılış

Doğum günündü. Gece yarısına dek
Yedik içtik, en sonunda bize bir yatak gösteren
Eski bir arkadaşla birlikte.
Sarhoş bir sıçrayışla ulaştım yatağa.
Henüz uzanmışken sıcacık,
Ve mayışmışken şarapla, dalmışım bir tarafta.

Dalmışım, uyumuşum. Birdenbire, arkamdan,
Bir sarılışla bölündü uykum,
Öyle ki bedenlerimizin bütün boyutları zorlandı:
Ayağının üstü topuğumda,
Kürek kemiklerim göğsünde.
Cinsellik değildi bu, fakat duyumsadım
Bedenime karşı bedeninin yükleyebileceği
Ya da gereceği bütün gücünü.
Ve uysallaşmadan önceki
Büyük ihtirasımız
Sanki hâlâ yirmi ikisindeymişiz gibi
Kenetledi beni sana.
Hızlı uykum sildi
Zaman ve mekânın bütün müdahalesini.
Bildiğim tek şey
Güvenli sağlam kuru kucaklayışının kaldığıydı.

Thom Gunn (1929-2004, İngiltere)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy