Sudaki Bir Çınar Gibi

Karanlık karanlığı çağırdı, ve paramızın konuştuğu
Bu planlanmış Boston Babil’inde
Pencerelerimizi dirsekler rezalet.
Bakire’nin yürüyüşüyle
Çoğaltır hazırlanan ülkenin karanlığını
Ve güller döndürür emaye çehresini
Veya düşer kıymıklara sulanmamış caddelerde.
Babilli Meryem Ana çeker gider, gider.
Bir zaman gözünün bebeğiydim.
Sinekler, sineklerdir çınardaki, caddelerdeki.

Sinekler, sinekler, Babil’in sinekleri
Vızıldar kulak zarımda iblisin insanlara uzun mersiyesi
Patlatırken saatleri
Suda yüzen şehirler için
Altın diliyle büyülerken Babil Kulesi’nin duvarcılarını
Yükseltsinler diye asla kurulmayan yarının kentini güneşe
bu cehennem ateşidir Boston caddelerine,
Efendimizin kalkanına vuran
Bir kılıçtır güneş:
Sinekler, çınardaki sinekler, caddelerdeki.

Sinekler vurur Atlas’ın buzlu tansıksı sularına
Ve Meryem Ana’mızın Massabielle’deki
Mağarasında durduğunu gören Bernadette’nin gözlerine,
Doğrudan gördü onu ki
Görüntüsü mantığın gözlerinden çıkmıştı.
Mezar açıktı ve İsa çıktı içinden.
Ah Jeriko’nun duvarları! Ve Atlas duvarlarımızın
Bütün caddelerinde şarkı söylenir:
“Şarkı söyle, şarkı söyle
Kral’ın dirilişine”
Sinekler, çınardaki sineklerdir, caddelerdeki.

Robert Lowell (1917-1977, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar