Pier Paolo Pasolini


Mozart Gibi Gülümseyemem Ben

Annemle birlikte kaçtık, bir bavulla ve daha sonra
sahte olduğu anlaşılan biraz mücevherle,
bir yük treni kadar yavaş olan bir trenle,
– Friuli dolaylarındaki ovalar ince ve katı bir karla kaplıydı.
Roma’ya doğru gidiyorduk.
Gidiyorduk nihayet, bırakarak babamı
ucuz bir sobanın başında
eski asker paltosuyla
ve
siroz ve paranoyanın neden olduğu korkunç kızgınlık nöbetleriyle.
Dolu dolu yaşadım
hayatımdaki tek şey olan bu roman sayfasını:
aksi halde,
yaşadım herkesin hayran kaldığı şiirlerde.
El yazmalarım arasında ilk romanım da vardı:
‘Bisiklet Hırsızı’nın yazıldığı dönemler,
ve edebiyatçıların İtalya’yı keşfetmeye başladıkları dönemdi.
(…)
Roma’ya geldik,
bana biraz kan veren
sevimli bir amcanın yardımını gördük:
bir idam mahkumu gibi yaşıyordum
her zaman kafamda taşıdığım o düşünce
– onursuzluk, işsizlik, yoksulluk.
Annem bir zaman hizmetçi olarak çalıştı
Ve ben bu hastalıktan kurtulamadım hiç.
Çünkü küçük burjuvayım ben,
ve Mozart gibi gülümseyemem ben…

Pier Paolo Pasolini
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

Nasıl Marxist Oldum?

Nasıl mı marxist oldum? –
evet.. beyaz ve açık mavi ilkbahar çiçekleri arasında yürüyordum
kardelenlerden hemen sonra açarlar ya hani,
-ve akasyalar, o muhteşem sıcakta
çözülen insan teni kokan çiçeklerle dolup taşmadan kısa bir süre önce
o güzelim mevsimde-
ve annemin köyü yakınlarındaki,
o çevrilemez adla ”fonde” denilen
küçük su oyuklarının kıyılarında yazmıştım,
oğlanlar, köylü çocukları,
yıkanırken masumca / (çünkü duygusuzdu onlar hayatları hakkında
ben inanırken onların kendileri hakkında bilinçli olduklarına)
”Katolik Kilisesi’nin bülbülü”ne şiirler yazmıştım,
Bu dediğim 43’te olmuştu: 45’te bambaşka bir şeydi.
Biraz daha büyüyen köylü çocukları,
kızıl bir kumaş bağlayarak boğazlarına
yürüyorlardı
başkentin kapılarına
ve küçük Venedik saraylarına.
Böyle
öğrendim ben, onların ırgat olduklarını,
ve böylelikle patronların var olduğunu.
Irgatların tarafını tuttum, ve Marx’ı okumaya başladım.

Pier Paolo Pasolini
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Yavaş Yavaş Çözüleceğim

(…)
milyarlarca yaşayanlar,
güzelim bir sabah uyanacaklar
hayatlarındaki her günkü gibi
giysi altındaki sıcaklık…nemli
ilk terden…Mutlu – onlar –
mutlu! Onlar, mutlu sadece!

Yalnızca doğmamış olan yaşar!
Yaşar, yaşadığı sürece, ve her şey onun olmalıdır,-
Onundur, onun!

Orada duracağım
(…)
deniz boyunca
– hayatın yeniden başladığı yerde.
Yapyalnız, ya da handiyse öylece, o eski sahilde,
eski kültürlerin kalıntıları
arasında
Ravenna
Ostia ya da Bombay’da hepsi bir nasılsa.

(…)
Yavaş yavaş çözüleceğim
denizden gelen kesici ışıkta,
unutulmuş bir şair ve yurttaş olarak.

Pier Paolo Pasolini
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy