Ey Çoban

Ey çoban, izin ver peşinden geleyim…
Yardımcın olayım, çoban çırağı olayım.
Senin gibi taşıyayım ağır bir koyun derisini
Ellerimde, taşıyacağıma ağırlıksız bir kalemi,
Eğri büğrü bir çoban asası taşıyayım.
Bana diş bileyen çoban köpeklerine söyle
Daha dostça davransınlar bana
Daha sıcak
– nasıl davranıyorlarsa sana, öyle –
Ve geldiğimde yanlarına
Sallasınlar kuyruklarını sevinçle.

Ey çoban, izin ver peşinden geleyim…
O engin çayırlıklarda dolanmak isterim,
Karanlık bastığında ovalarda ve uysal dağlarda,
Kulaklarımda hiç dinmeyen
Toynak sesleri duymak isterim.
İsterim ki
Taze çimenler
Okşasınlar çıplak ayaklarımı
Özleriyle.
İnsanlar ve dünya hakkında
Huzur içinde düşünebildiğin
Yalnızlığını ve sakinliğini de
İstiyorum. Senin gibi,
En derin sessizlikte en içteki şarkıyı
Çekip çıkarmak isterim taze bir kavaldan.

Ey çoban, izin ver peşinden geleyim…
Senin gibi görmek isterim dik bakışlı
Karnı guruldayan kurt köpeklerini, saklı bir sevgiyle dolu,
Dikkatli gözlerle kapsayan korkusuz olanı
Ve korkmuş geyikleri, çevik bir huzursuzlukla
O hissi duyumsamak… İsterim ki
Çadırımın içine boz bir kurt derisi atayım
Koyun derilerinin üstüne, oturayım orada,
Huzur içinde, kulak vereyim yağmura,
Elimde tesbihim, fısıldayayım sessizlikte.

Ey çoban, izin ver peşinden geleyim…
Senin gibi, gece bastırdığında yakayım
Obur bir ateşi,
Besleyeyim onu, ta ki güneş
Göğe atana dek ışıklarını.
Ey çoban, izin ver peşinden geleyim…

Ludwig Duryan (d.1933, Ermenistan)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar