Louis Untermeyer


Karanlık Oda

Unutur zihnim, fakat hatırlar kanım.
Orada, mantığın oyunu bittiği zaman
En karanlık odadaki son, cılız kıvılcım
Tutar aşktan ve aşıktan kalanları toptan.

Sözcüklerin savaşı, hiçle sonuçlanacak
Kendine karşı süren ömürlük savaşın;
O ölü siyaha elbisesinden haykıracak
Kiraz kızılı mercan silsilesinden daha azını anlatsın.

Nesi var ki zihnin, daha da sürmesini umut eden?
Unutulmuş şiddetten yola koyulur kan,
El yordamıyla, sesindeki kırık hiddetten.
Yalnızca renk ve sessizliktir kalan.

Kalır bunlar, araştırır hayatı damarlarında
Bunlar, hayatın ateşi yanarken için için;
Omuzlarındaki yıldızlarla dağların şafağa
Yürüdüğünü ikinizin gördüğünü o gece için;

Kendine çekerken onu, yatıştırarak ağrısını
Fışkıran kavakların tutuk fıskiyelerinde;
Notalar, sözcükler değil, bitmemiş bir cümlenin yarısı;
Müzik, sessizlik…. İşte bunlar kalacak geriye.

Louis Untermeyer (1885-1977, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

Yakarış

Bilmesek de ne işe yarayacağını, ey Tanrı,
Bu hayat bir şey olmasa bile hayaletten başka,
Küçük bir inançla arasak bile el yordamı,
Dövüşecek ve kaybedecek bir yürek ver bana.

Olayım her daim asi,
Sofudan daha gözü pek kıl beni;
Parlak hoşnutluktan azat et beni,
Ve neşeli şüpheyle doldur beni.

Öngörünün gergefine güzellikle
Aç gözlerimi, ve aydınlat mucizeyle –
Fakat her daim göreyim pisliği,
Ve pislik içinde üreyeni ve öleni.

Aç gözlerimi müziğe, ve heyecanlandırsın
İlk flavtaları ve davulları ilkbaharın –
Fakat unutmaya kalkışmayayım sakın
Acı şarkılarını varoşların.

Koru beni sert ve inatçı gururla
Uzlaşmadan ve yarım yapılmış şeylerden;
Ve nihayet kazanıldığında kavga,
Ey Tanrı, hoşnutsuz kalayım hâlen.

Louis Untermeyer (1885-1977, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy