Uçuş

Kemiksi, su gibi, kardiyak, hepatik-
kemikten geri çarpar yankılar, geriye
yarıya bölünmüş yürekten, akciğerler
üç yıllık hafiflikle tutunmuş solungaçlara.
Deri bir arabadan, astronotun solgun bacakları
sallanır durur, geri gelir gibi, sesler
gaga biçimli bir perküsyon tokmağı irkiltiyle biçimlenir.
Hekim çevirir başını ve tıkırdatır – sanki
arduvazını ikiye bölmekte bölen şey, başkalaşmış kaya
keskiyle dehşetli, tekrar dehşete düşmüş, yarılanmış

ve yarılanmış, bir çatı görünene dek, boşluk gibi kara.
Yaklaşıyorum yeryüzüne, der, dünyanın
yalnız mavi yeşil bir parıltı olduğunu bilen astronot,
etrafında döndüğü o yükselmiş cılız ışık, hızla uçar
kirişlerin ve atmosferlerin üzerinden, yarı kendisi
ve öbür yarısı bazı başkalaşmış kilit dilleri,
bellek gibi nesli tükenmiş. Yeryüzüne yaklaşıyorum,
der, ve geriye döner, bulutlarla kesişen
dünyanın pırıltısıdır onunki: cılız bir ışık
ya da sarmalanmış yaprak, mevsimin bebekliğinde yeşil.

Linda Bierds (d. 1945, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar