Lars Noren


23 yaşındaydı, Lisbeth’in Anısına

Buluşacaktık ve yemek yiyecektik birlikte
değil mi ki sinirli ve sıskaydı,
fakat muhafazakar bir ölümle öldü.
Geçici bir sertlik gibi öldü,
şipşak bir yüz ameliyatı gibi.
Cuma günü, mesaiden sonra,
her zamanki gibi yeterince
uyku hapı aldı uyumak ve yalnızlığını
unutmak için Pazartesi’ne kadar.
Bu seferinde üç gün yattı
hoşnutlukla salon döşemesinde.
Kulaklıkları takılıydı,
dinledi Bach’ı ve yuttu dilini.
Kulaklarının etrafında yeterince
yalıtılmamış ses titretti gövdesini.
Birkaç gün sonra
gömüldü aceleyle ve sonsuza dek.
Bütün düşmanları oradaydı.

Lars Norén (d. 1944, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Annem Yalnız Öldü Karanlıkta

Belki uykuda
– Gece telefon açtıklarında
işittim babamın çığlık attığını
kendine aşırı hakimiyetin derin çığlığını
Ertesi sabah getirdik eşyalarını
tuttuğu şeyler neredeyse ağırlık yapmıyordu
Gözlerinin ta en derinini
görebiliyordum
küçük küçük cam kırıklarını
İçimizde kayan ışık gibi
gitmek zorundaydı sanki
Yavaşça yayılan sessiz bir patlamaya
yol açtı ölümü şimdi
ve toza dönüştürdü zamanımı
Ölümü uzun zaman yeterli olacak

Lars Norén (d. 1944, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy