Ölüler Bilir mi Saatin Kaç Olduğunu?

Yaşlı adam indirdi birasını.
Evlat dedi,
(ve bir kız oturduğumuz masaya geldi:
sordu bize İsa aşkına bir içki alıp almayacağımızı.)
Kimsenin sana hiç anlatmadığı türden
Bir şey anlatacağım sana, evlat.
(ve kız dedi ki, hiçbir şeyim yok bu gece;
nasıl olur sence, sen ve ben senin mekânına gitsek?)
Sana annemin Tanrı’yla karşılaşma
Hikâyesini anlatacağım.
(ve ben fısıldadım kıza: bir odam yok benim,
fakat belki…)
Yürüyüp çıktı annem dünyanın tepesi neresiyse oraya
Ve Tanrı doğrudan yanına geldi ve dedi ki
En sonunda evine geldin.
(fakat belki ne?
Burada kalıp seninle konuşmak hoş olurdu diye düşündüm.)
Annem başladı ağlamaya ve Tanrı
Etrafına doladı kollarını.
(ne hakkında?
Ah, konuşuruz sadece… bir şeyler buluruz.)
Yüzümü bir sis kaplıyor gibi dedi annem
Ve ışık var her yerde ve yumuşak bir ses diyor ki:
Artık ağlamayacaksın.
(bütün gece hakkında konuşabileceğimiz ne olabilir ki?
ve bilmiyorum dedim ben.)
Artık ağlamayacaksın.

Kenneth Patchen (1911-1972)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy