Gunnar Ekelöf


Yüceliği betimleyebilseydim

maviyi seçerdim

ve iki zerre Altın’ı:

Başucunda bir yıldızı

ayakucunda bir yıldızı

ve tabanların altında

yıldızla birleşen bir yansımayı

Genişliği betimleyebilseydim

bir kucaklaşmayı seçerdim

Halihazırdaki gerçekliği kavrayamayan

sahte, ilkel eğilimim için

seçerdim bunu –

Başının olduğu yerde

yıldız bulunmaz

Ayaklarının durduğu yerde

bulunmaz Orta Nokta.

Fakat bir habbe şirinliğini

duyumsadım gene de.

 

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

İtaatkâr olmaya

istememeye

var olmamaya

gücü yetensin sen

 

Ey, kim sevmez ki

bizi aşktan, doğumdan,

acıdan ve ölümden kurtaran seni!

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Ey Dış Taraf, görmek isterdim

İç Tarafı’nı

Kırmızı mıydı? Beyaz mıydı?

Ey Dış Taraf, göster bana çekirdeğini!

Beyaz mıdır? Kırmızı mıdır?

Ey Dış Taraf, yeterince yiğit misin sen?

Ey İç Taraf, yiğit misin?

Söyle kimin kılığına girdiğini

yanakların böyle güzelleşsin diye

nasıl böyle beyaz ve böyle kırmızıya boyadığını

ve çiçekli bir kumaş altında

handiyse görülmekte olan

ayaklarının öyle küçük olduğunu.

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Üzerimde tepindikleri sandaletlerinde

gördüm onları

fakat sanki, sandaletleri çözdüğümde

benim onları okşadığımca okşadılar beni–

o zarif uzun ayak başparmağı

sarmalar büyük ayak başparmağını

ve diğerlerinin hoş tamamlayışı

 

Gene de benimdir ayağının kubbeli tavanı

ve çelik üstündeki kızıllığıyla

bir kılıca benzeyen

o keskin kenarlı topuğun.

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

 

Hayır, vermez ekmeği o Merhametli,

vermez memeyi, vermez suyu o Merhametli,

ne bir gece korunağı verir ne de bir barınak

Vermez, veremez

ve dürüsttür bu konuda

O Merhametli veremediğini, veremeyeceğini

ya da vermek istemediğini verir

 

O Armağanın adı Uzaklıktır

Ey sevgide yüce olan sen,

Oradaydın

ve sessizce geçip gittin.

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Senin için bir kurşunu kalıba döktüm

yüreğimde seninle buluşsun diye

Bir kürek mahkûmunun oyduğu taştandır kadın

Kana banılmış kurşundandır kadın

Bala banılmış demirdendir kadın

Madendendir kadın, yontulmuş

kaba vuruşlarla

daha fazla parçalasın diye

ve aşkın ölümü ne anlama gelirmiş

bilesin diye.

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

 

Parmaklıklı pencereden bir kuştüyü uçtu içeri

Onu buraya rüzgâr getirdi

ya da başka bir şey

Tabanda durdu, hayli zaman

elime almadan evvel

– sıradan bir güvercin tüyü

 

Şimdi bir mahkûmun gizini söyleyeceğim sana:

Bütün güvercinler sıradan değildir!

 

[“Emgión Prensi Hakkında Divan”dan]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »