Ahmedo Roni

Ahmedo Roni, hayranım sana, ama ne beysin sen ne de hekim;
Ah be delikanlı, ne beysin sen ne de hekim.
Garip yüreğimin üstüne gönderdi Tanrı
İlkbahar yağmurlarından sağanak bulutları.
Aylardan Mayıs idi ve Nisan idi ve Mart idi.
Garip bağrımın ve gönlümün üstüne verdi Tanrı
Ne dağılan ne de yağan bulutları.
Ahmedo, hey…
Besna çaresiz ve sen de çaresizsin.

Ahmedo Roni, hayranım sana, benim adım Besna;
Derdimsin delikanlı, benim adım Besna.
El ve ayak parmaklarımda ateş boncukları yanar çıra misali.
Tanrı’nın garibi bağrımın ve gönlümün üstünde
Sana köşk ve saray için yer ayırmışım;
Koyun sürülerini dilediğince dolaştır önünde
Beni de dolaştır orada, işte izin verdim sana.
Ahmedo, hey…
Besna çaresiz ve sen de çaresizsin.

Ahmedo Roni, hayranım sana, annem ve babam bir iyilik yapsın;
Sevabına görmezden gelsinler bunu da öyleyse…
Köyde gönlümü verdiğim o yiğit delikanlı Ahmedo’ya
Nasıl vermediler ki beni?
Yedi karısı olan yetmiş yaşındaki
Amca oğluna verdiler beni, o hayırsıza…
Ağzında diş yok ve bakıyorum şimdi ağzındaki boşluğa.
Ahmedo, hey…
Besna çaresiz ve sen de çaresizsin.

Erivan civarındaki Kürdlerden Besna
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

MERAKLISINA NOT: “Ahmedo Roni”yi, Ankara’da ODTÜ öğrencisiyken, Nizamettin Ariç’in söylediği Kürdçe türküleri içeren bir kasetten dinlemiştim. Kaldığım yerde, sanki her an bir polis baskını olacakmış gibi bir psikoloji içinde, kısık sesle dinlediğimi hatırlıyorum. Anadilim Kürdçe’nin Türkiye’de yasaklı olduğu, Kürdlerin “dağ Türkü” olduğu “kart kurt” yıllarıydı… Kanımca hâlâ “Ahmedo Roni”yi en güzel yorumlayan Nizamettin Ariç’tir. (https://www.youtube.com/watch?v=tOZ0XDLgQHE)
Besna’nın türküsü, köyde çobanlık yapan Ahmedo Roni’ye kendisini kaçırması için bir çağrıdır. İsimleri Türkçe’leştirmeye karşı olduğum için türkünün ismi “Ahmedo Roni” olarak bırakıldı. (“Roni”, Kürdçe “aydınlık” anlamına gelmektedir.)