Elizabeth Childers

Toprağımın toprağısın,
Ve toprağımdaki topraksın,
Ah, dünyaya gelir gelmez ölen çocuk,
Ölümümde ölensin!
Öyle çaba göstersen de, bilmeden nefesi,
Ve içimde yaşarken çarpan yüreğin durmuştu
Yaşamak için benden ayrıldığında.
Pekâlâ, çocuğum. Değil mi ki hiç gitmeyeceksin
Okul günleriyle başlayan o uzun, upuzun yoldan,
Çarpık harflerin üstüne düşen gözyaşları altında
Belirsizleşir küçük parmakların.
Ve ilk yara, küçük bir arkadaşın
Bıraktığında seni başkası yüzünden;
Ve hastalık, ve yatağa düşmüşken korkunun yüzü;
Babanın ya da annenin ölümü;
Ya da onları utandırmak, ya da sefalet;
Okul bitiminde genç kızlık üzüntüleri;
Ve kör içgüdü hazırlar içkini
Aşkın kabında, zehirli olduğunu bilsen bile;
Kime gülümseyecek o çiçek yüzün?
Çiçekçiye mi, iradesiz birine mi? Hangi kanın çığlığı sana doğru? –
Saf ya da aptal, fark etmez,
Kandır çağıran kanımızı,
Ve senin çocukların – ah, ne bekler orada?
Ve hangi üzüntülerin? Ah çocuk! Çocuğum!

Ölüm daha iyidir hayattan!

Edgar Lee Masters (1869-1950)
(“Spoon River Anthology”den, 1915)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar