Adrian Paunescu


Karşı Bahar

Peki ya bahar gelirse?
Şu Mart öyle çok kış bıraktı ki içimizde
Ve dönenip duran ve geri dönen
Öyle çok göçmen kafatası.

İçimizde sadece kışa yer var
Donup dururuz o son ayazda.
Birbiri üstüne gelen mahcupluklar misali
İnce buz üstünde yolumuzu bulmaya çalışarak.

Ve sıcak ülkelerden gelir
Geçmiş sonbaharın kazları.
Ve çatıların altındaki yuvaları kurudur
Ve sen yoksun yanımda.

Ölümden daha ciddi değişiklikler
Olmuştu, ve varlar hâlâ, ve olacaklar da.
İçimde bir fırtına var
Ve çılgın insanlar kayak kaymaya gelirler.

Kar yağıyor ve bıçak kesikleri misali
Ruhuma ağıyor kar.
Kar dansı… Artık kucaklamayacak
Bir kardan adamın dansı.

İçimizde sonsuz kış:
Eski ve mutsuz aşkların kışı.
Bütün çiçeklerini al ve git Bahar
Ve göç edip duran kafataslarını!

Adrian Păunescu (1943-2010, Romanya)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Reklamlar

Ve Aşk Hâlâ

Ve aşk vardır hâlâ
Ve ilenç vardır hâlâ
Dünya âlem bilsin
Seviyorum, inançlıyım, korkuyorum.

Ve uyanış vardır hâlâ
Ve tekrar tekrar ölmekteyiz hâlâ
Ve ruh yoldaşlığına inanıyorum hâlâ
Ve bir şeyler değişmektedir hâlâ

Dünyanın istediği sahip olmadığım şeyler,
Bir yatak, karanlık ve sen.
Giriyoruz isimsiz aşkın içine,
Titreyiş yıldırım misali.

Kapatıldı dünyanın makinaları,
Çöktü yol şebekeleri,
Büyük bir çöl uzanıp durmakta.
Uyandır onları bir öpüşle, haydi!

Kendimi tanrı gibi hissettiğimden
Bir tanrıça olduğunu bildiriyorum.
Yaşa dünyada kadın,
Adımı taşıyacak çocuklarla.

Karanlık kaynaşıyor dışarıda
Burada parıldamaktayız.
Dinler arasındaki kavgada
Her biri böyle suçluyor birbirini.

Sen ve aşk, varsınız ikiniz de
Ve ölüm var aşkın içinde.
Kederli olduğunda seni daha çok seviyorum
Keder senindir gerçekte.

Dizlerim üstünde çöküyorum,
Bulutlarda salınır başım,
Şimdi benimsin artık
Engizisyon istese de seni.

Buruk karşılanır sözlerim,
İlk heceye geri dönerim.
Üstüne bir orman fırlatırım:
“Hoşça kal, … yani, yanımda kal!”

Ve aşk vardır hâlâ
Ve ilenç vardır hâlâ
Dünya âlem bilsin
Seviyorum, inançlıyım, korkuyorum.

Adrian Păunescu (1943-2010, Romanya)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy