Avrupa’nın Derininde

İki baraj kapağı arasında yüzen karanlık karina yani ben
dinlenirim oteldeki yatakta etraftaki şehir uyanırken.
O sessiz gürültü ve gri ışık çağıldayıp girer içeri
ve yavaşça kaldırır beni bir sonraki düzeye: sabah.

Gizlice dinlenilmiş ufuk. Bir şey söylemek isterler, o ölüler.
Sigara içerler fakat yemek yemezler, nefes almazlar fakat sesleri var hâlâ.
Onlardan biriymişim gibi aceleyle geçerim caddelerden.
O siyahlaşmış katedral, bir ay gibi ağır, med ve cezir oluşturur.

[“YAŞAYANLAR VE ÖLÜLER İÇİN”den (1989)]

Tomas Tranströmer (1931-2015, İsveç)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy