Yola Çıkış

Avludaki incir ağacının incirleri yeşildir;
Tuğla kızılı sundurma kiremitlerini gizleyen
O yeşil asmadaki üzümler de yeşil.
Para tükenmiştir.

Nasıl da hissederek bunu, oluşturur acılığını doğa.
Hünersiz, kedersiz, ayrılışımız.
Güneş ışıldar ham mısırların üstünde.
Kediler oynar bitki saplarında.

Maziye bakış böylesi bir sıkıntı yaratmaz çoğunlukla –
Güneşin pirinç rengi, ayın çelik perdahı,
Dünyanın kurşun cürufu-
Fakat her daim çıkar açığa

Sarp kaya dilinin kasabanın mavi körfezini koruduğu
Ki döver orayı açık denizin
Darbeleri, tarifsiz zalimce.
Martının pislettiği, bir taş sundurma

Soyar bodur üst sövesini aşındıran havalara:
Aşı boyalı kaya çıkıntısının öbür ucundan
Gür yünleriyle somurtkan keçiler ayaklarını sürüyerek
Giderler deniz tuzunu yalamaya.

(1956)

Sylvia Plath (1932-1963)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy