Oy Kaptan! Kaptanım!

Oy Kaptan! Kaptanım! Tamam oldu korkunç yolculuğumuz;
Her fırtınaya göğüs gerdi gemi, kazandık istediğimiz ödülü;
Liman yakın, duyarım çanları, etekleri zil çalar halkın,
Gözler izler dümdüz ilerleyen mağrur ve cüretkâr teknemizi:
Fakat oy yürek! Oy yürek! Oy yürek!
Oy Kaptanımın buz gibi
Ve ölü düşüp yattığı güvertedeki
Kanayan kızıl damlalar.

Oy Kaptan! Kaptanım! Kalk ve dinle çanları;
Kalk- bayram yapar bayrak senin için- senin için çalar borazanlar;
Senin için buketler ve kurdeleli göğüsler- senin için kalabalık sahiller;
Seni çağırır salınan kalabalıklar, hevesli yüzleri sana dönük;
Buraya gel Kaptan! Sevgili Babamız!
Yere düşmüşsün, soğuk ve ölüsün,
Güvertede bir rüya olmalı
Başını kaldıran bu kol.

Yanıt vermez Kaptanım, dudakları soluk ve suskun;
Kolumu hissetmez Babam, ne nabzı var ne de istenci;
Gemi demirledi sağ salim, tamam oldu yolculuk;
Korkunç yolculuktan gelir utku gemisi kazandığıyla;
Sevinin ey sahiller, ve çalın ey çanlar!
Fakat ben mahzun adımlarla yürürüm
Kaptanımın buz gibi ve ölü düşüp
Yattığı güvertede.

Walt Whitman (1819-1892, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy