Kendine –

süvari olarak, çeşnicibaşı olarak,

evet, bahçedeki lalelerinin bakıcısı olarak

aldı İmparator Babür oğlumu

Ferghana’nın yüceliklerine

ki oğlum ne çok severdi bahçede oturmayı

ve kuşların dilini yorumlamayı –

Oğlumdan bir haber alamadım o gün bugündür

fakat ne olup bittiği duyulur gene de –

Ben de severdim bahçemde oturmayı

ve Fars şiirlerinin bana okunmasını

ve O’ndan aşağı kalır bir prens değildim ben

çobanların kralı

ben ne kadar Arap ya da Yunan isem

ülkeyi fetheden O da o kadar Türk

 

Annesi hakkında bir şeyler biliriz

fakat bilmeyiz babası kimdir, ya da çok az şey biliriz

sadece babası hakkında bilgileri olduğunu

fakat annesi hakkında bir şey bilmediklerini

söyledi bana İsevîler

Değersiz bir yalan

Babür imparator oldu

Benimse gözlerim dağlandı

Oğlumdan bir haber alamadım

Kızımdan duydum ki

üstümüzde, çok yücelerde

maviliklerde dururmuş

bir kız evlat bir başına, satılmamış

ve çocuksuzmuş

Kendini kimselere vermezmiş

Herkes tarafından alınabilirmiş

 

[“Efsaneler ve Mirolóyiler”den]

 

Gunnar Ekelöf (1904-1968, İsveç)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy