TOPRAK

 

O yeşil toprak teslim oldu

sarı olan her şeye, altın ekinlere,

tarıma, yapraklara, taneye,

fakat muazzam sancaklarıyla

ayaklandığında güz,

sensin gördüğüm,

benim için uzun saçlarındır

başakları ayıran.

 

Bakarım ufalanmış

eski taşlardan anıtlara,

fakat dokunduğumda

taşın yarasına,

yanıtlar beni bedenin,

parmaklarım yeniden tanır

ansızın, titreyerek,

sıcak sızılarını senin.

 

Toprağın ve tozun madalyasıyla

yenilerde onurlandırılmış

kahramanların arasından yürürüm,

ve onların arkasında durur dilsizin biri

senin küçük adımlarınla,

sen misin o, yoksa sen değil misin?

 

Dün, görmek için kökleriyle

yukarı kaldırdıklarında

bodur ağacı,

gördüm geldiğini ve bana baktığını

işkence görmüş

ve susamış köklerden.

 

Yaymak ve ulaştırmak için

beni kendi sessizliğime

ve bastırdığında uyku,

uykumu mahveden

büyük beyaz bir rüzgâr vardır,

ve düşer yapraklar ondan,

düşer bıçaklar gibi

üzerime ve boşaltırlar kanımı.

 

Ve her bir yaramda

ağzının biçimi vardır.

 

[“Kaptanın Dizeleri”nden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy