ELLERİN

 

Ellerin ellerime doğru

devindiği zaman, ey sevgilim,

neler getirir bana kaçışta?

Neden ikircikliydi ellerin,

ansızın, kenarında ağzımın,

neden tekrar tanıyabildim onları,

sanki o zamanlar, eskiden,

dokunmuş muydum onlara,

sanki onlar, bu hayattan evvel,

yoklamışlar mıydı

alnımı, belimi?

 

Uçarak geldi ellerinin uysallığı

zamanın üzerinden,

denizin üzerinden, üzerinden dumanın,

ilkbaharın üzerinden,

ve koyduğunda

ellerini bağrıma,

tekrar tanıdım o kanatları,

o altın güvercin kanatlarını,

tanıdım o balçığı yeniden

ve buğdaydaki o rengi.

 

Bütün yıllarında hayatımın

kendi yolculuğumu aradım.

Merdivenler tırmandım,

geniş yollara teğet geçtim,

bindim trenlere,

yelken açtım denizlere,

ve üzümlerin tenine dokunmak

sana dokunmak gibiydi.

Ağaç getirdi beni

ansızın dokunuşuna senin,

badem ilan etti

gizli şirinliğini senin,

kendini kapatana dek

ellerim bağrımda

ve orada iki kanat gibi

sonlandı yolculukları.

 

 

[“Kaptanın Dizeleri”nden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy