SAVURGAN

 

Bütün kadınların arasından seçtim seni,

çoğaltasın diye

dünya üzerinde

başakla dans eden

ya da gerekli olduğunda

çarpışan kışlasız kalbimi.

 

Soruyorum sana: oğlum nerede?

 

Sana güvenmedim mi, kendimi yargıladığımda

ve söylediğimde kendime: “çağır beni, ki sürdüreyim

yolculuk etmeyi ve savaşlarını ve şarkılarını”

 

Geri ver bana oğlumu!

 

Unuttun mu onu şehvetin kapılarında,

ah savurgan

düşmanım,

unuttun mu bu randevuya geldiğini,

ikimizin birlikte onun ağzıyla

konuşmaya devam ettiğimiz

içindeki o görüşmeyi, sevgilim,

oy, bütün bunları

söyleyemedik birbirimize.

 

Kaldırdığımda seni ateşten

ve kandan bir dalgaya, ve hayat

iki misli arttığında aramızda,

anımsa,

kimsenin bizi çağırmadığı gibi

birinin bizi çağırdığını,

ve yanıt vermediğimizi

ve hâlâ yettiğimizi kendimize

ve korktuğumuzu yadsıdığımız hayattan.

 

Ey savurgan,

aç kapıları,

ki yüreğinde

o zorlu düğüm çözülsün ve uçsun

senin ve benim kanımla

dünyada!

 

[“Kaptanın Dizeleri”nden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy