MADRİD (1936)

 

Yalnız ve ağırbaşlı Madrid, Temmuz yoksul bal peteği

sevincinde bastırdı seni apansız: ışıklıydı cadden,

ışıklıydı düşün.

Generallerden siyah bir geğirti,

hiddetli papaz cüppelerinden bir dalga

boşalttı dizlerinin arasında

kendi çamurlu suyunu, tükürükten ırmaklarını.

 

Gözlerin yaralıydı hâlâ uykudan,

tüfeklerle ve taşlarla, yenilerde yaralanmış Madrid,

savundun kendini. Koştun

caddeler boyunca

bırakarak kanının kutsal çizgilerini,

topladın kendini ve haykırdın okyanus gibi bir sesle,

kanın ışığına sonsuzca dönüşmüş

bir yüzle, öç alan bir

dağ gibi, bıçaklardan oluşan

vınlayan yıldız gibi.

 

Alazlı kılıcın daldığında içe

o loş kışlalara, o ihanetin papaz odasına,

geriye yalnızca şafağın sessizliği kaldı, sadece

dalgalanan bayrakların,

ve bir damla onurlu kan senin gülüşünde.

 

[“Üçüncü Konaklama (1935-1945)” kitabının “Yürekteki İspanya” bölümünden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy