KÜÇÜK AMERİKA

 

Amerika’nın şekline

baktığım zaman haritada,

gördüğüm sensin, ey sevdiğim:

başında bakır tepeler,

memelerin buğday ve kar,

ince belin,

şiddetli, nefes nefese ırmaklar, uysal

yücelikler ve çayırlar,

ve güneyin soğuğunda biter ayakların

altının ikiz coğrafyası.

 

Sevgilim, dokunduğumda sana,

ellerim yalnızca

güzelliğini araştırmadı,

fakat dalları ve ülkeleri de, meyveleri ve suları da,

sevdiğim ilkbaharı,

çölün ayını, yabanıl güvercinin

bağrını da araştırdı,

denizin ya da ırmağın sularıyla

aşınmış taşın yumuşaklığını,

ve susuzlukla açlığın pusuda olduğu

yabanıllığın kızıl sık ormanını.

Ve böylelikle karşılar beni muazzam memleketim,

küçük Amerika, bedeninde.

 

Hatta dahası var, sen dinlenirken

yulaf renkli teninde görürüm

aşkımın yurttaşlığını.

Çünkü omuzlarından

bakar bana

alazlı Küba’dan kamış kesicisi,

esmer ter içinde,

ve gırtlağından

kıyının nemli evlerinde titreyen

balıkçılar

gizlerini şakırlar benim için.

Ve böylelikle kesilir öpüşlerim,

ülkeler ve halklar barındıran

bedenin boyunca

ey hayran kalınan küçük Amerika,

ve yok etmeden aramızda yanan ateş

tutuşturmaz

yalnızca senin güzelliğini,

fakat aşkla çağırır beni

ve hayatın arasında

özlediğim o hayatı verir bana

ve aşkın tadı için eklenir balçık,

bekler beni toprağın öpüşü.

 

[“Kaptanın Dizeleri”nden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy