JOSİE BLİSS

 

Yok edilmiş fotoğrafların mavi rengi,

çiçek yapraklı deniz gezintili mavi renk,

çelik katısı bir darbeyle öldürülen

haftaların üstüne düşen nihaî ad.

 

Hangi giysi, hangi ilkbahar geçip gidiyor,

hangi el arıyor durmaksızın memeleri, başları?

Boşuna düşüyor zamanın açık seçik dumanı,

boşuna mevsimler,

dumanın düştüğü veda anları,

bir kılıçla bekleyen o ani olaylar:

ansızın bir şey,

kızıl derilerin şaşkın bir atağı gibi,

kanın ufku titriyor, bir şey var,

gül çalılarını şüphesiz titreten bir şey.

 

Gecenin yaladığı göz kapaklarının mavi rengi,

patlatılmış kristalden yıldızlar, deri

parçalar ve hıçkıran sarmaşıklar,

gümbürdeyerek kumu kazan ırmak gibi renk,

büyük damlaları hazırlayan bir mavi.

Kadınları solgun maviyle giydiren

belli kasvetli bir hıçkırıkla

havanın ağlatacağı bir sokakta

yaşamayı sürdürürüm belki:

var olurum bu paylaşılmış günde,

bir taşa bir öküzün bastığı gibi var olurum orada,

bir şahit gibi orada şüphesiz unutulmuş.

 

Unutuş kuşunun mavi kanadı,

deniz tümüyle ıslattı kanıyla tüyünü,

onun kokmuş asidi, solgun ağır dalgası

ruhun kuytuluklarında yığılmış şeylere sıkıntı verir,

ve duman vurur boşu boşuna kapıları.

 

Oradalar, oradalar, öpüşler sürüklenmiş

tozun arasından, avuntusuz bir gemi boyunca,

orada o yitik gülüşler, bir elin salladığı giysiler

çağırırken şafağı:

görünüşe göre ısırmıyor ölümün ağzı yüzleri,

parmakları, sözcükleri ve gözleri:

Oradalar yeniden göğü tamamlayan büyük balıklar gibi

onların mavi sonsuzca yenilmez maddesiyle.

 

[“Yeryüzünde Konaklama –II- (1931-1935)” kitabından]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

 

Not: Josie Bliss, Neruda’nın Burma’da Şili konsolosu olarak bulunduğu dönemde tutkulu bir aşk yaşadığı Burmalı kadının adıdır. Josie Bliss’in aşırı kıskançlığı yüzünden, Neruda kendi hayatını kurtarmak için bu aşk ilişkisini sonlandırarak kaçmıştır.