JOAQUÍN’İN YOKLUĞU

 

Bundan sonra, uzaklardan gözlemlenen bir ayrılış gibi,

mezarsı duman istasyonlarında ya da ıssız dalgakıranlarda,

bundan sonra görürüm atarken kendisini kendi ölümüne,

ve zamanın arkasında hissederim günlerin kendilerini kapattığını.

 

Bundan sonra hissederim nasıl da apansız gittiğini,

nasıl da sulara düştüğünü, o belirli sulara,

kararlı bir okyanusa,

ve çarptığında yükselir damlalar havaya,

ve işitirim oluşan bir sesi,

bir dalga vuruşunu hiddetlendirdi ağırlığı,

ve şu veya bu yerden hissederim bu suların

fışkırmasını ve püskürmesini, ve püskürtürler

kendilerini üzerime, ve yaşarlar asitler gibi.

 

Düşlere ve sefih gecelere olan hevesi,

inatçı ruhu, hazırlanmış solgunluğu

uyur en sonunda onunla birlikte, ve uyur kendisi de,

değil mi ki şehveti de düşer onunla ölülerin denizine,

şiddetli bir gemi batışında, buz soğuğu birleşmede.

 

[“Yeryüzünde Konaklama –I- (1925-1931)” kitabından]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy