JARAMA IRMAĞI DOLAYLARINDAKİ KAVGA

 

Zeytinliklerin boğulmuş platini

ve toprağın ve ölü İspanyolların arasında

o zalim dalgaya direnen

pak hançerin var, ey Jarama.

 

Oraya geldi Madridli adamlar

barutla yaldızlanmış yürekleriyle

külden ve dirençten bir ekmek gibi

geldiler oraya.

 

Demirle duman arasında

ezilmiş kristalden bir daldın sen,

madalyalardan uzun bir çizgi gibiydin

utku kazanmışlara, ey Jarama.

 

Ne yanan maddelerin galerisi

ne de kızgın patlamaları havanın

ya da topların kasvetli karanlığı

üstün geldi suyuna.

 

Kana susamışlar içti

suyunu, içti yukarı çevrilmiş ağızlarla:

İspanyol su ve zeytinlikler

doldurdu onları unutuşla.

 

Suyun ve zamanın tek bir saniyesi

Mağriplilerin ve hainlerin ırmak yatağı kanı

titredi ışığında acı bir kaynaktan

balık gibi.

 

Halkının acı unu doğruldu

her yerde metalle ve kemiklerle,

muazzam ve buğday ağırlığınca

korudukları soylu toprak gibi.

 

Jarama, yalnızca ağzım

betimleyemez senin ışıltını ve gücünü,

ve soluk elim:

dinleniyor orada ölülerin.

 

Dinleniyor orada hüzünlü göğün,

taşlaşmış barışın, yıldızlı akıntın,

ve halkın sonsuz gözleri

koruyor kıyılarını.

 

[“Üçüncü Konaklama (1935-1945)” kitabının “Yürekteki İspanya” bölümünden]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

 

Çevirenin Notu: Şubat 1937’de Cumhuriyetçi Ordu, Uluslararası Tugay’ın da yardımıyla, nasyonalist bir saldırıyı Madrid yakınlarındaki Jarama Irmağı dolaylarında püskürterek Valencia ve Katalonya’ya giden yolların açık kalmasını sağlamıştır.

Fas, Moritanya ve yeni kurulmuş Sahra Cumhuriyeti, eskiden İspanya’nın sömürgeleriydi. İspanyolca “Maures” olarak adlandırılan bu bölgeye Türkçe “Mağrip” denilmektedir. Cumhuriyet yönetimine başkaldıran Franco, Fas Garnizon Komutanlığı görevini yürütmekteydi. Franco’nun ordusu sömürge askerlerinden ve lejyonerlerden de oluşmaktaydı. Neruda’nın şiirlerinde “Mağripli” olarak yer alan deyimi Franco’nun ordusu şeklinde algılamak gerekir.