7 KASIM – ZAFER GÜNÜ İÇİN KASİDE

 

Bu çifte yıldönümünde, bu günde, bu gecede,

bulacaklar mı ıssız bir dünyayı, karşılaşacaklar mı

umutsuz yüreklerdeki derin boşlukla?

Hayır, saatleriyle bir günden daha fazlası,

aynaların ve kılıçların bir geçit töreni bu,

gecesel köklerinden şafağı burkana dek

geceye çarpan çifte bir çiçektir bu.

 

İspanya’nın Güney’den gelen

günü, cesur gün

demirden tüyüyle, oradan geliyorsun sen,

çatlamış alnıyla düşen son kişiden

ve ağzında senin yanan sayılarınla!

 

Ve oraya gidiyorsun bizim

hâlâ yaşayan anımızla:

gündün sen, kavgaydın

sen, destekliyorsun

görünmeyen sütunu ve kaçışı barındıran

rakamındaki kanın doğacağı yeri!

 

Yedi, Kasım, nerede yaşarsın?

Nerede alazlanır yapraklar, biradere nerede söyler

doğrul diye vızıltın ve düşene: ayağa kalk!

Nerede büyür kanının defnesi

ve sızar insanın zayıf etine ve yükselir havaya

biçimlemek için kahramanı?

 

Sende, yeniden, Birlik,

sende, yeniden, ey dünya halklarının bacısı,

ey temiz memleketi Sovyetler’in. Bütün dünyaya

yayılmış yapraklar gibi büyük tohumun döner sana.

 

Kavganda, hiçbir ağlayış kalmadı artık ey halk!

Her şey demirden olacak, her şey dolanıp yaralayacak,

her şey kavranılmaz sessizlik bile, kuşku bile,

evet, kış elleriyle kuşku bile

arayacak yüreklerimizi dondurmak ve batırmak için,

her şey, sevinç bile, her şey demirden olacak,

zaferde yardımcı olmak için sana, ey bacı ve anne.

 

Seni inkar edene tükürülsün!

Saatlerin saatinde alsın cezasını o sefil,

kan revan içinde,

dönsün korkak

karanlık evine, bulsun defne yürekli olanı,

o cesur yolu, dünyayı savunan

o kardan ve kandan cesur gemiyi!

 

Selâmlıyorum seni, Sovyetler Birliği, bu günde,

tevazu ile: yazar ve şairim ben.

Babam demiryolu işçisiydi: yoksulduk her zaman.

Seninleydim dün, uzaklarda, o büyük yağmurlu

küçük ülkemde. Orada büyüdü alazlı

adın, ve halkın bağrında yandı,

cumhuriyetimin yüce göğüne dokunana dek!

 

Bugün seni düşünüyorum, herkes seninle!

İşlikten işliğe, evden eve,

kırmızı bir kuş gibi uçuyor adın.

Kahramanlarınındır onur

ve kanının her damlasınındır,

saf ve mağrur meskenini savunan

yüreklerden o muazzam birikimindir onur!

Seni doğuran o acı ve kahraman ekmeğindir

onur, açılırken zamanın kapıları

halktan ve demirden ordun şarkı söyleyip yürürken

kül ve ıssız toprak arasında, katillerin üzerine doğru,

zaferin temiz ve kutsal toprağında

bir ay gibi büyük bir gül ekmek için.

 

[“Üçüncü Konaklama (1935-1945)” kitabından]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Çevirenin Notu: Şiirin ilk dizesindeki “çifte yıldönümü”, şiirin yazıldığı tarih olan 7 Kasım 1941’de, Madrid’teki cumhuriyetçilerin (geçici bir süreliğine) milliyetçi taburlara üstün gelmesinin beşinci ve Ekim Devrimi’nin yirmidördüncü yıldönümü olmasına gönderme yapmaktadır.