Yıldızlardan kartal, sabah sisinden şarap dağı.

Kaybedilmiş kale, kör pala.

Yıldızla süslenmiş kemer, kutsal ekmek.

Dalgalanan basamak, sınırsız gözkapağı.

Üç köşeli tunik, taşın çiçektozu.

Granitten lamba, taşın ekmeği.

Mineralsi yılan, taşın gülü.

Batık yelkenli, taşın kaynağı.

Ayın atı, taşın ışığı.

Gündönümünün çeyrek dairesi, taşın dumanı.

Sonlu geometri, taşın kitabı.

Boralarla çevrili buzdağı.

Batık zamanların yıldız mercanı.

Şefkatli ellerle taranmış sur.

Tüyle savunulmuş gökyüzü çatısı.

Aynasal dal, fırtınanın yüreği.

Sırnaşık şarapla mahvolmuş taçlar.

Kana susamış toynağın saltanatı.

Taş duvara fırlatılmış fırtınalı deniz yeli.

Kımıltısız turkuvaz katarakt.

Orada uyuyanların yurtsever çanı.

Boyun eğmiş kar yığınlarının metal halkası.

Dayanaklarında dinlenen demir.

Erişilmez ve içe kapanık fırtına.

Puma pençesi, kana susamış kaya.

Kulesel gölge, kar tartışması.

Parmaklarda ve köklerde yükselen gece.

Sislerin penceresi, merhametsiz güvercin.

Gecesel gelişme, yıldırımın ikonu.

Dağ zinciri, denizin çatısı.

Kaybolmuş kartalların mimarisi.

Gökyüzü halatı, doruğun arı balı.

Kan düzeyi, el yapımı yıldız.

Mineral hava kabarcığı, kuvars ay.

And Dağı yılanı, horozibiğinin alnı.

Sessizliğin kubbesi, öldürülemez memleket.

Denizin gelini, katedrallerin ağacı.

Tuzun dalı, siyah kanatlı kiraz ağacı.

Kar beyaz kaya dişleri, buz soğuğu şimşek.

Ürkütülmüş ay, tehditkâr taş.

Soğuğun saçı, havanın devinimi.

Ellerin volkanı, kara katarakt.

Gümüşsü dalga, zamanın yönü.

[“Evrensel Şarkı”nın ikinci bölümü “Macchu Picchu’nun Dorukları”ndan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy