Yeni Efendiler

İşte böyle durdu zaman sarnıçlarda.

İnsan, zorlanmış ıssız
tuzaklarda, kalenin taşı ardında,
kürsü mürekkebiyle, dolduruldu
ıssız bırakılmış, Amerika’ya özgü kent ağızlarla.

Her şey barış ve uyumken,
hastane ve krallık sömürgesi iken, Arellano,
Rojes, Tapía, Castillo, Núnez, Pérez,
Rosales, López, Yorquera, Bermúdez,
Kastilyalı son askerler,
yaşlandı mahkeme kürsüsü ardında,
varakların altında battı ölüler,
bitleriyle gömülüp gittiler
kralsı hazine odalarının düşlerinde
gerildikleri yere, son tehlikeyken fare

kanlı ülkeler için,
çuvallar ortaya çıktığında Basklı,
bağcıklı ayakkabılarıyla Errázuriz,
Fernandez Larraín balmumu ışığını satmak için,
yünlü fanilasıyla Aldunate,
çorap kralı Eyzaguirre.

Bunların hepsi aç insanlar olarak geldi buraya,
jandarmadan ve hayatın sillesinden kaçarak.
Ama çok geçmeden, gömlek değiştirircesine
kovaladılar kâşifi
ve zapt ettiler
sömürge ticaretini.
O zamandan beri uğraştılar gururla,
satın aldılar karaborsada.
Çaldılar kendileri için
mülkleri, kırbaçları, köleleri,
ilmihalleri, dış ülke komiserliklerini,
sadaka kutularını, gecekonduları, kerhaneleri,
ve bütün bunlara kutsal dediler
batı kültürü dediler.

[“Evrensel Şarkı”nın dördüncü bölümü “Kurtarıcılar”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy