Lautaro Fâtihler Arasında

Evine girdi Valdivia’nın.
Işık gibi izledi O’nu.
Hançerlerle örtülü olarak uyudu.
Kendi kanının döküldüğünü gördü,
gözlerinin parçalandığını,
ve ahırlarda uyurken
arttırdı gücünü.
Ve acıları ezberlediğinde
tek bir saç bile kımıldamadı kafasında:
Rüzgârın erişebileceğinden daha da ötesine baktı
koparılmış soyuna doğru.
Açtı gözlerini Valdivia’nın ayakları dibinde.

Duydu bu vahşi açgözlü düşün
merhametsiz bir direk gibi büyüdüğünü
kasvetli gecede.
Tanıdı bu düşleri.
Kaldırabilirdi havaya uyuyan
kumandanın altın sakalını
ve kesebilirdi düşü gırtlağından,
ama öğrendi – gözetlerken hayaletleri –
doğru zamanlamanın gecesel yasasını.

Gündüzleri yürüdü, okşadı
memleketinin içlerine dalan
atların nemli tenlerini.
Anladı bu atları.
Yürüdü erişilmez tanrılarla.
Anladı onların zırhlarını.
Tanık oldu savaşlara
adım adım dalarken
ateşli Araukanya’nın içlerine doğru.

[“Evrensel Şarkı”nın dördüncü bölümü “Kurtarıcılar”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy