Kuşlar Gelir

Her şey kaçış içerisindeydi toprağımızda.
Kanı nasıl emerse tüy
öylesine emiyordu kardinaller de kanı
Anahuac’ın şafağından.
Tukan parlatılmış yemişlerin
mucizevi koruyucusuydu,
yıldırımların ilk kıvılcımlarını
saklayan arıkuşuydu
ve kıvılcımların küçük ateşi
kımıltısız havada alevlendi.

Yeşil altın külçeler misali
usul akan birikintilerin kımıltıları
yükseldi taşmış bataklığın üstünde,
dev papağanlar doldurdu
sararmış yaprakların esrarını,
ve yusyuvarlak gözlerinde
mineraller kadar eski
sarı bir halka baktı durdu.

Gökyüzünün bütün kartalları
o kimsenin yaşamadığı mavide
saygılıydı çünkü kanlı akrabalarına;
ve yırtıcı kanatlarıyla
uçtu geçti dünya üzerinden
kondor, katillerin kralı
yalnız keşişi gökyüzünün
kar’ın siyah muskası
fırtınası şahin avının.

Hornero kuşunun mimarlığı

mis kokulu balçıktan,
sesli küçük mizansenlerle
dans etti şarkısıyla.

Atajacamino kuşu kopardı
ıslak çığlığını
derin göletlerin kıyısından.
Araukanya orman güvercini pürüzlü
yuvalar kurdu, çelik mavisi
yumurtasının kralsı armağanını
bıraktığı ıssızlığa.

Güney’in loicası, sonbaharın
mis kokulu, tatlı marangoz kızı
gösterdi kıpkızıl yıldızlarla

süslenmiş göğsünü,
ve Antarktikli chingolo
havaya kaldırdı, demincek
suyun sonsuzluğundan aldığı flütünü.

Ama bir nilüfer gibi ıslak,
gül rengi katedral kapılarını vurdu
flamingo geniş ağzında
ve uçup gitti sabah kızıllığı gibi
sıcak ormandan çok uzağa,
birdenbire uyanan, devinen ve sonra
sıvışan ve parıldayan ve bakire sıcaklığını
uçsun diye bırakan quetzal kuşunun
mücevherlerinin asılı olduğu yere doğru.

Bir deniz dağı uçuyor
adalara doğru, kuşlardan
bir ay Peru’nun mayalanmış
adalarına kanat çırpıyor.
Yaşayan bir gölge akımı bu,
titreyen, kuyruklu bir yıldız bu,
küçücük ve sayısız yürekten yapılmış,
uçuyor adalar denizine doğru,
karartarak dünyanın güneşini
donuk duvaklı bir yıldız gibi.

Ve orada, isyâncı denizin bitiminde,
okyanusun yağmurunda,
yükseltir albatros tuzdan düzenekler
gibi kanatlarını
ve çeker gider sessizlikte
kudurmuş fırtınaların
hükmünde,
yalnızlıkların huzuru arasında.

[“Evrensel Şarkı”nın birinci bölümü “Yeryüzündeki Lamba”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy