Jiménez de Quesada (1536)

Bak geliyorlar, geliyorlar işte, şimdi geliyorlar,
bak gemilere, ey yüreğim,
Magdelena ırmağındaki gemilere,
Gonzalo Jiménez’in gemilerine,
şimdi yaklaşıyorlar işte, işte yaklaşıyor gemiler,
durdur onları, ey ırmak, kapat
iştahlı sahillerini,
batır onları nabız atışlarında,
gasp et açgözlülüklerini onların,
fırlat ateşli hortumunu onlara karşı,
kana susamış omurgalı hayvanlarını,
gözleri emen yılan balıklarını,
bırak yaralanmaz timsahın kessin yollarını
çamur renkli dişleri
ve eski zırhıyla,
ger onu bir köprü gibi
kumlu dalgalarının üstüne,
fırlat jaguarın ateşini
ağaçlarından boy atmış mısır tohumlarından,
ey ırmak ana,
fırlat kan sineklerini onlara doğru,
bağla onları kara hayvan gübresiyle,
batır onları yarıkürende,
nehir yatağının karanlığında
bağla sıkıca onları köklere,
ve bırak çürüsün bütün kanları
ıstakozlar tüketirken
onların ciğerlerini ve dudaklarını.

Şimdiden sızmışlar korunun içine:
Yağmalıyorlar şimdi onlar, paramparça ediyorlar,

öldürüyorlar şimdi onlar.

Ey Kolombiya! Savun gizem dolu
kızıl ormanının peçesini.
Şimdiden kaldırdılar bıçağı
İraka’daki küçük kiliseye karşı,
şimdi yakalıyorlar baş rahibi,
ve bağlıyorlar şimdi O’nu.
”Sökül bakalım eski tanrının takılarını”, diyorlar
O’na,
Kolombiya’nın şafağındaki çiyde
parıldayıp çiçeklenmişti
o takılar.

İşkence ediyorlar şimdi de prense.
Kellesini kopardılar, hiç kimsenin
kapatamayacağı gözleriyle bakıyor
kafası bana, çıplak yeşil yurdumun
sevdiği gözlerdi onlar.
Yakıyorlar işte şölen evini,
ve atlar izliyor sonra,
işkenceden, kılıçlardan
yalnızca köz kalıyor geriye,
ve külde kapatmamış gibi
gözlerini prens.

[“Evrensel Şarkı”nın üçüncü bölümü “Kaşifler”den]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy