Ercilla

Arauco’nun taşı ırmakların özgürce dalgalanan
gülleri, köklerin ülkeleri,
karşılaşıyor şimdi İspanya’dan gelen adamla.
Dev gibi yosunla kaplıyorlar onun zırhını.

Eğrelti otlarının gölgeleri onun kılıcını

alt ediyorlar.
Yaban sarmaşık koyuyor mavi ellerini
gezegenin yeni doğmuş sessizliğine.
Ercilla, sen güzel sesli insan, senin ilk sabahından

işitiyorum suyun nabzını, kuşlardan bir çılgınlık
ve yapraktaki gök gürültüsü.
Terk et, terk et sarı kartaldan
izini ey, yırt yanağa dokunan yanağı
mısıra doğru,
bu dünyadaki her şey tüketilmeli.
Sen ezgi dolu, yalnız başına içmeyeceksin
kan dolu bu çanağı, ey ezgi dolu,
senden atılmış yalnızca bu hiddetli parıltıya
boş yere gelecek zamanın ağzı
söylemek için: “Boşuna”.
Boşuna, boşuna
sıçradı kan kristal yapraklarına,
boşuna askerin kuşkulu adımları
puma gecelerinin arasında,
emirler,
yaralının
adımları.
Yalıtılmış bir kralın asma bitkilerini yok ettiği yerde
dönüyor her şey geriye kuş tüyüyle güzelleşmiş sessizliğe.

[“Evrensel Şarkı”nın üçüncü bölümü “Kaşifler”den]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy