Emiliano Zapata’ya Tata Nacho’nun Müziği İle

Acılar ulaştığında
yeryüzüne ve avutulmaz diken çalısı
çiftçiye kalan miras iken
ve eskisi gibi, açgözlü
merasimsi sakallar ve kırbaçlar,
ki, çiçek ve ateş, açılırken dörtnala…

Borrachita, gidiyorum gurbete
başkente

buharlaşan şafakta
titredi sarp toprak bıçaklarla,
taneleri yolunmuş bir mısır koçanı gibi
düştü yol işçisi acının yatağından
baş döndürücü yalnızlığa.

beni çağırmalarına izin veren işverene
rica etmek için

O zaman Zapata toprak ve şafaktı.
Bütün ufuklar boyunca görünürdü
O’nun silâhlanmış tohum sürüleri.

Suyun ve sınırın yanında bir hücumda
Coahuilalı demir katılığındaki kaynak,
Sonoralı yıldız giyitli taş:
Hepsi izledi O’nun cesur yolculuğunu,
at nallarından yapılmış O’nun köylü fırtınasını.

ve terk ediyor O öküz çiftliğini
ne ki yakında döner geri

Yeter ki dağıt ekmeği, toprağı:

İzlerim seni.
Bırakırım cennetsi göz kapaklarımı.
Ben, Zapata, gidiyorum çiy ile
sabahın atlılarına,
gül kızılı duvarlı evlere doğru
bir kurşun atımında nopales armağanlarında.

…ipek kurdele saçına
Pancho’n için ağlama…

Uyuyor ay atların semerlerinde.
Zapata’nın askerleriyle birlik dinleniyor
üst üste yığılmış, bölünmüş ölüm.
Ağır gecenin iskelesi altında
saklıyor uyku kaderini,
kasvetli, kuluçkadaki ketenini.
Topluyor ateş uykusuz havayı:
Yağ, ter ve gecesel barut dumanını.

…Borrachita, gidiyorum uzaklara
unutmak için seni…

Memleket istiyoruz biz mazluma.
Bıçağın bölüyor ataların mirasını,
kurşun atımları ve kavga atları titretiyor
cezaları ve celladın sakalını.
Toprak bir tüfekle bölüşülür çünkü.
Bekleme, ey toz toprağa bulanmış çiftçi,
döktüğün bütün ter kusursuz ışığın üstünde
ve gökyüzü senin dizinde bölündü.
Ayağa kalk ve sür atı dörtnala Zapata’yla.

O’nu beraberimde götürmek istedim
ama bana hayır dedi O…

Meksika, nazlı tarım, sevgili toprak
bölüştürüldü adsız halk arasında:
Mısır tarlalarının mızraklarında çıktı dışarı
güneşe, senin terli yüzbaşıların.
Güney’in karından geliyorum şarkılamaya seni.
Bırak dörtnal süreyim kaderinde senin
ve çekeyim barut dumanını enfiye gibi ve süreyim toprağı.

…Değil mi ki ağlayacak O her ne olursa olsun,
niye gelmeli öyleyse geriye? ..

[“Evrensel Şarkı”nın dördüncü bölümü “Kurtarıcılar”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy