Büyük ölüm, demir grisi kanatlı kuş, sen değildin
zavallı mirâsçısı aceleyle hazırlanmış öğünler arasında
evlere taşınan boş derisinin altında:
En son çürümüş halat artığıydı O,
dövüşmeye gelmemiş göğüsten bir atom
ya da alna düşmemiş çiy gibiydi.

Kendisi yenilemeyecek olan gibiydi; huzursuz, çevresiz
zavallı ölümün bir kıymığı:
Bir kemik, onunla ölen bir çıngırak gibi.
Çözdüm sargıları, daldırdım elleri
ölümü öldüren alelâde acılara,
ve yarada bulduğum tek şey ruhun buharlaşan yarıklarından
sızan buz soğuğu bir rüzgâr üflemesiydi.

[“Evrensel Şarkı”nın ikinci bölümü “Macchu Picchu’nun Dorukları”ndan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy