Brezilyalı Castro Alves

 

Kimin için şarkı söyledin, Brezilyalı Castro Alves?

Çiçek için şarkı söyledin mi? Güzelliği taşlara

sözcükler fısıldayan su için şarkı söyledin mi?

Şu gözler için şarkı söyledin mi?, sonradan aşık olduğun

şu eksik kalan kişi için? İlkbahar için?

 

“Evet, ama şu taçyapraklarının şebnemi yok,

şu siyah suların sözcükleri yok,

ölümü gören gözler şunlardı,

aşkın ardında yandı şehadet,

kan sıçradı ilkbahara.

 

“Öfke ağacının siyah bir salkımı gibi

açılıp giden gemilerdeki köleler için şarkı söyledim,

ve o gemi kanamıştı limanda,

çalınmış kanın yükünü bırakarak bizlere.

 

“Cehenneme karşı şarkı söyledim şu günlerde,

tamahın keskin dillerine karşı,

fırtınada altınla ıslanmışlara karşı,

kırbacı sallayan ele karşı,

karanlığın müdürlerine karşı.

 

“Her bir gül köklerinde bir ceset barındırıyordu.

Işık, gece, gökyüzü, gözyaşları döküyordu,

yaralı ellerden bakışlarını kaçırıyordu gözler

ve yalnızca sesim dolduruyordu sessizliği.

 

“İnsanın insandan kurtuluşunu istedim,

yolun insanın kendisinden geçtiğini düşündüm,

ki yazgımız insan kaynaklıdır.

Sesi olmayanlar için şarkı söyledim.

O zamana kadar kapalı kalmış kapılara vurdu sesim

ki böylelikle, kavga, Özgürlük içeri girsin diye.”

 

Özgür ülke için bugün senin saf kitabın

yeniden doğduğundan, yoksul Amerikamızın şairi,

Brezilyalı Castro Alves, izin ver bana,

halkın defnesiyle taçlandırayım başını.

Sesin birleşti insanlığın sonsuz yüce sesiyle.

İyi şarkı söyledin. Şarkı söylemesi gereken biri gibi.

 

[“Evrensel Şarkı”nın dördüncü bölümü “Kurtarıcılar”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy