Bazı Hayvanlar

Kertenkelenin şafağıydı bu.

Dili, gökkuşağı ışıltılı dağ doruğundan
avladı bir mızrak gibi
yemyeşil çimende.
Papaz kılıklı karıncayiyen girdi
balta girmemiş ormana melodik adımlarla,
oksijen kadar hafif Guanaco,
geniş, koyu yamaçlarda
altın çizmeler giyiyordu,
açarken lama
masum gözlerini
çiy içindeki dünyanın lezzetine,
sabah alacasının genişliklerinde
maymunlar sonsuz bir
şehvet ipliği ördüler,
değil mi ki un ufak ettiler çiçek tozlarının duvarlarını
ve şaşırttılar
Muzo kelebeklerinin mor firarını.
Timsahların gecesiydi bu,
dokunulmaz gece, çamurdan yükselen
sürü sürü domuz burnuyla kaynaşan;
ve uykuya boğulmuş bataklıklardan
döndü zırhların tok sesi, geriye,
yeryüzünün kaynağına.

Fosfor ışığı sönünce
dolanıyor yaprakları jaguar,
puma yok eden ateş gibi
koşturuyor dalların arasında
parıldarken yabanıl ormanın
alkolik gözleri üzerinde.
Porsuklar ırmak boyu toprağını
alt üst ediyor ve havaya kaldırıyor yuvaları
ki kırmızı dişlerle saldırmaya hazırlar
onların çarpıcı güzelliğine.
Ve geniş suyun derininde
dinleniyor, kutsal çamurla kaplı,
her şeyi yalayıp yutan, sofu,
dev boa yılanı, dünyanın çapı gibi.

[“Evrensel Şarkı”nın birinci bölümü “Yeryüzündeki Lamba”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy