Şili’nin Denizleri

 

Uzak bölgelerde

yıkadım senin köpük ayaklarını, yayılmış

sahillerini sürgün ve çılgın gözyaşlarında.

 

Bugün geliyorum senin ağzına, bugün alnına senin.

 

O kanlı mercana değil, o yakılmış yıldıza da değil,

o beyaz pırıltılı, zorlanmış sulara da

teslim etmedim gururlu gizini ya da heceni.

Sakladım kekre sesini senin, koruyan kumdan

bir taçyaprağı

mobilyalarla eski giysilerin arasında.

 

Çanlardan bir toz, nemli bir gül.

 

Ve sık sık sen Araukanya suyunun

kendisiydin, o haşin suyun:

Fakat sakladım batan taşımı

ve onda vuran sesini gölgenin.

 

Ey Şili’nin denizleri, ey su,

yükselmiş ve darsın keskin uçlu alazlar gibi,

gök yakuttan baskı ve düş ve pençeler,

ey tuzdan ve aslandan deprem!

Gezegenin eğimi, kaynağı ve

kıyısı, göz kapakların

sunuyor toprağın öğle zamanını

ve saldırıyor yıldızların mavisine.

Tuz ve devinim kurtarıyor kendisinden seni

ve bölüştürüyor okyanusu insan mağaraları arasında

adaların ötesindeki ağırlığın için

parçalıyor ve dağıtıyor mutlak özden bir akını.

 

Issız Kuzey’in denizi, bakırı kırbaçlayan deniz

ve fırlatan köpüğü yalnız olana doğru,

dirençli sakinin eli,

pelikanlar arasında, soğuk güneşten ve gübreden kayalar

ve insancıl olmayan şafağın geçidiyle yanmış bir kıyı!

 

Valparaíso’nun denizi, dalgası

ıssız ve gecesel ışığın,

anayurdumun heykelinin

göründüğü

henüz kör gözlerle baktığı

okyanusun penceresi.

 

Güney’in denizi, okyanussu deniz,

deniz, gizemli ay,

İmperial dolaylarında meşelerin dehşeti,

Chiloé dolaylarında kanla birleşmiş,

ve Macellan Boğazı’ndan en uçtaki sınıra dek

tuzdan tek bir tıslama, bütün bu çılgın ayın

ve buzun kaçak yıldız atı.

 

[“Evrensel Şarkı”nın yedinci bölümü “Şili’nin Evrensel Şarkısı”ndan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy