Peumo Ağacı

 

Taş katısı bir çalılık yaprağını kırdım: Bir tatlı

koku o taze kırılmadan

sarmaladı beni topraktan havalanacak

derin bir kanat gibi, o uzaklardan, o hiçbir zamandan.

Peumo, o zaman görmüştüm yapraklarını, o titiz

yeşil rengini, fışkıran, topraksı gövdeni

ve kokulu genişliklerini içgüdüleriyle örten.

Düşündüm, sen benim bütün toprağımsın: Bayrağım

peumo ağacı gibi kokmalı dalgalandığı zaman,

dümen suyunda birdenbire seni anayurtla dolduran

sınırlardan yapılmış bir koku.

Saf peumo, yılın kokusu ve rüzgârda,

yağmurda, uçuşan saçın kokusu, dağın

eğri çizgisi altında, köklerimizin üzerine düşen

suyun sesiyle, ah aşk, bir yapraktan akan

ve gömülmüş eski bir fincan gibi

bizleri toprağa dökene dek dolduran

ah aroması doğan vahşi zaman.

 

[“Evrensel Şarkı”nın yedinci bölümü “Şili’nin Evrensel Şarkısı”ndan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy