Okyanus

 

Görünümün çıplak ve yeşil midir

elma biçimin sonsuzca,

kökenin olan karanlıkta mı

yürüyor mazurkan?

Gece

daha tatlı geceden

anne tuz,

kana susamış tuz, suyun anne kubbesi,

köpük ve ilik arasından hızla geçen gezegen:

Yıldız berrağı genişliklerin muazzam şefkati:

Eldeki tek bir dalgayla gece:

denizin kartallarına karşı fırtına,

sülfatın izi bilinmez elleri altında kör:

O kadar çok geceye gömülmüş şarap mahzeni,

soğuk taç yaprağı kahramanı istilanın ve sesin,

şimşeğin altında yıldızda gömülmüş katedral.

 

Buz soğuğu ateşle bastırılmış senin kıyılarının ömrü boyunca

gidiyor o yaralı at,

orada o kırmızı çam dönüşmüş tüyün azametine,

ve zalim kristali paramparça etmiş ellerinde,

ve adalarda o sürekli, saldırılmış gül,

ve sudan ve yarattığın aydan yapılmış taç.

Anayurdum, senin toprağına

bütün bu karanlık gökyüzü!

Bütün bu evrensel meyve, bütün bu

çılgın taç!

Yıldırımın kör bir albatros gibi koşturduğu,

Güney güneşinin yükseldiği

ve senin bozulmaz doğanı seyrettiği yerde

bu köpükten kap senin için.

 

[“Evrensel Şarkı”nın yedinci bölümü “Şili’nin Evrensel Şarkısı”ndan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy