Hain

 

Ve bütün bu felaketlerin üzerinde

kahkaha atıyordu bir zorba

ve tükürüyordu aldatılmış

maden işçilerinin umutlarına.

Her halkın kendi acıları vardır,

her savaşımın kendi ıstırapları,

fakat gel buraya ve söyle bana

bu kana susamış

bu yasasız despotların arasında

nefretle taçlanmışların, yeşil kırbaçlardan

kral asalarıyla dolaşanların arasında

var mıdır Şili’deki gibi biri daha?

 

Tutmadı verdiği sözleri ve ayaklar altında

çiğnedi vaatlerini ve gülüşü,

bulantıdan oluşturdu kral asasını,

zavallı, üzerine tükürülmüş halkının

acıları üstünde dans etti.

 

Ve sahte fermanları sayesinde

dopdolu olan hapishanelerde

yaralanmış olanların ve hakaret edilmişlerin

siyah gözleri toplandığında üst üste,

dans ediyordu o Viña del Mar’da,

mücevherler ve kupalarla çevrilmiş olarak.

 

Fakat bakıyor siyah gözler

kara gecenin içinden dosdoğru.

 

Sen kendin ne yapmıştın? Sözcüklerin işitildi mi

derin madenlerde biraderin için,

aldatılmışın acıları için,

geldi mi alevlerin heceleri sana

haykırmak için ve savunmak için halkını?

 

[“Evrensel Şarkı”nın beşinci bölümü “Aldatılmış Kum”dan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy