Güherçile Adamları

Esmer kahramanların yanında, güherçiledeydim,
gezegenin katı kabuğunu
gübreleyen ince kar’ı kazanın yanındaydım,
ve gururla sıktım topraklı ellerini O’nun.

Dediler ki bana: “Bak kardeş, nasıl
yaşıyoruz biz,
burada Humberstone’de, Mapocho’da,
Ricaventura’da, Paloma’da,
Pan de Azucar’da, Piojillo’da”.

Ve gösterdiler bana
sefil yiyeceklerden oluşan öğünlerini,
gecekondularındaki toprak tabanları,
güneşi, tozu, duvar bitlerini
ve sınırsız yalnızlığı.

Kazmaların saplarına
derin izler bırakır gibi
ellerine iz bırakan

güherçile karma işini gördüm.
Dar bir mezar deliğinin derinliğinden
bir ses işitmiştim
şeytansı bir dölyatağındanmış gibi,
ve sonra gördüm yüzü olmayan bir varlığı,
terden ve kandan ve tozdan
kirli bir maskenin
delikten çıkışını.

Ve dedi ki bana: “Nereye gidersen git,
anlat bu işkenceleri,
kardeş, anlat aşağıda,
Cehennem’de yaşayan kardeşini”.

[“Evrensel Şarkı”nın beşinci bölümü “Aldatılmış Kum”dan]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy