Geri Dönmek İstiyorum Güney’e (1941)

 

Veracruz’da hastayken, Güney’de bir gün

hatırladım, ülkemde, gökyüzünün suyunda

hızlı bir balık gibi gümüşten bir günü,

Loncohe, Lonquimay, Carahue, serpiştirilmişler

yukarıdan, sessizlik ve köklerle çevrilmişler,

oturuyorlar meşinden ve tahtadan tahtlarında.

Güney bir attır matkapla batırılmış,

yavaş ağaçlarla ve çiyle taçlanmış,

kaldırdığında yeşil dudaklarını düşer damlalar,

kuyruğunun gölgesi ıslatır o büyük adalar denizini

ve büyür içinde o saygın kömür.

 

Söyle bana, sen gölge, söyle bana, elim,

ve söyle bana sen ayağım, kapı, kemik ve mücadele,

asla rahatsız etmeyecek misiniz ormanı, yolu, başağı,

sisi, soğuğu, senin her bir adımını kararlaştıran

o mavi şey, tüketilen sürekli?

Gökyüzü, bırak bir gün dolanayım yıldızdan yıldıza,

tepinen ışık ve barut, benim kanımı döken,

ta yağmurun meskenine ulaşana değin!

Dolanmak istiyorum

ağacın ardından ırmakla birlikte.

Toltén, mis kokulu, gelmek istiyorum bıçkıhanelerden,

elektrikli fındıktan gelen ışığın beni götürmesini istiyorum,

inek dışkılarının yakınlarında yaymasını istiyorum beni,

yeryüzünün buğdayını çiğneyerek, ölmek ve yeniden doğmak.

Okyanus, getir bana

Güney’den bir günü, senin dalgalarına yapışmış bir günü,

ıslak ağaçtan bir günü, getir

kutup mavisi bir rüzgârı soğuk bayrağıma!

 

[“Evrensel Şarkı”nın yedinci bölümü “Şili’nin Evrensel Şarkısı”ndan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy