Botanik

 

Kana susamış litre-ağacı ve hayırlı boldo-çalısı

yayıyor türünü

hayvansı zümrütten kışkırtıcı öpücüklerinde

ya da taşlar arasındaki kara suların antolojisinde.

 

Ağacın tacındaki fışkın ele veriyor

kendi kar beyazı diş yarasını

ve yaban fındık inşa ediyor sarayını

kitap sayfalarından ve damlalardan.

 

Altemisa ve chepica sarmalıyor

oregano-çiçeğinin gözlerini

ve sınırın parıltılı defnesi

kokuya buluyor uzaktaki idari ofisleri.

 

Quila ve quelenquelén sabahları.

Fuchisiaların soğuk lisanı

kaybolan üç renkli taşların arasında

haykırıyor köpüğüyle: Yaşasın Şili!

 

Altın yüksükotu bekliyor

parmağını karın

ve yuvarlanıyor zaman ateşin ve şekerin

meleklerini birleştirecek düğünü olmaksızın onun.

 

Sihirli tarçın ağacı

yıkıyor yağmurda safkan dallarını

ve atıyor yeşil külçelerini aşağıya

Güney’in bitkisel suyuna.

 

Ulmo ağacının tatlı çarkları

ağzına kadar dolu çiçeklerle

kaldırıyor kırmızı copihuenin damlalarını

sezerken gitarların güneşini.

 

Yaban delgadilla

Ve göksel poleo

raks ediyor çayırlıklarda yakın zamanlarda

Toltén ırmağının uyandırdığı genç çiyle.

 

Gizemli doca

kumda boynunu vuruyor morunun

ve arıyor deniz üçgenlerini

kıyıların kuru aylarına karşı.

 

Cilalı gelincik,

şimşek ve yara, ok fırlatılışı ve ağız,

ekiyor kendi al işaretlerini

yanan buğdayın üzerine.

 

Belirgin patagua

süslüyor kendi ölülerini

ve dokuyor kendi ailesini

kaynak suyuyla ve ırmak madalyalarıyla.

 

Paico otu yakıyor fenerlerini

Güney’in ikliminde, aciz,

gece geldiğinde

hiç uyumayan denizin üzerine.

 

Yalnız uyuyor meşe,

dümdüz, çok yoksul, çok aşınmış,

o berrak çayırlıkta çok önemli

yıpranmış ve eziyet görmüş giysisiyle

ve kutsal yıldızlarla dolu kafasıyla.

 

[“Evrensel Şarkı”nın yedinci bölümü “Şili’nin Evrensel Şarkısı”ndan]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy