Yolcu (1927)

 

Ve dolandım durdum denizlerden limanlara.

Maçunaların ve meyhanelerin arasından

açığa çıkardı dünya

tortuları ve dilenci yığınlarını,

bordaların yanında

aç hayalet sürüleri.

Uykudaki ülkeler, kumda kurumuş,

çölden gelen ışıklı giysiler

ve bol entariler, kireç tutmuş güçlerin

tozlu ağındaki petrolün yağlı deliğini gözetleyen

akrepler gibi silahlanmış.

 

Burma’da yaşamıştım, kubbelerin

zengin metali ve yeşil çalılıkları arasında,

kaplanın kendi kanlı altın çemberini

yaktığı yerde. Dalhousie Caddesi’ndeki

pencerelerimden geliyor o betimlenemez koku,

pagodaların yosunu, tütsülerin kokusu ve dışkı,

insan kokusunun ağır bastığı bir dünyadan

çiçek tozu ve barut.

Çekip aldı beni sokaklar

safran sarısı maddelerin ve kırmızı tükürüklerin

baş döndüren çırpınışlarıyla

İrrawadhy’nin kirli dalgalarının yakınlarında,

suyun yağı, kanı ve petrolü

en azından tanrılarının balçıklarında derin uyuduğu

kuzeye doğru yücelerden dalga dalga gelmişti.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on beşinci bölümü “Ben”den]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy