Vasiyet (I)

 

İsla Negra’daki deniz kıyısındaki evimi

sendikalara bırakıyorum,

bakırın, kömürün ve güherçilenin işçilerine.

Eziyet görmüş oğulları ülkemin

dinlensin orada.

Baltalar ve hainler tarafından tahrip edilmiş,

kendi kutsal kanında yağmalanmış,

volkanik paçavralara dönünceye kadar

işkence edilmiş ülkem.

 

Yıpranmış insanların dinlendiğini görmek istiyorum

ülkem boyunca çağıldayan temiz sevdada

masamın etrafında görmek istiyorum karanlıktan gelenleri

ve uyumasını istiyorum yaralının yatağımda.

 

Birader, bu benim evim,

yoksulluğumda mücadele ederek oluşturmuştum

deniz çiçeklerinden

ve yıldız ışıltılı taştan bu dünyaya gir.

 

Burada doğdu penceremdeki ses

büyüyen bir deniz salyangozu gibi

ve belirledi hemencecik sınırlarını

düzensiz jeolojimde benim.

 

Geliyorsun yanan maden dehlizlerinden,

nefretin asidiyle yaktığı tünellerden

rüzgârın kükürt ekşisi fırlatışıyla:

Burada senin için tasarladığım barış işte,

deniz krallığımın suyu ve mekânı.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on beşinci bölümü “Ben”den]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy