Üzümlerin sonbaharı bu.
Sayısız salkım titreşti.
Beyaz, peçeli salkımlar
yapışıyordu onların şirin parmaklarına
ve mavi üzümler doldurdu
hafif dolgun memelerini
gizlenmiş yusyuvarlak bir nehirden.
Ev sahibi, cılız yüzlü
bir zanaatkâr, okudu benim için
sararmış toprak kitabından
şafağın günlerini.
Arkadaşlığı tanıyordu meyveyi,
kökün dalını ve ağaca çıplak biçimini
sunan aşılama işini.
Atlarıyla konuşuyordu
büyük çocuklarıymışçasına:
Arkasındaydı her zaman
köpekleri ve evdeki beş kedisi,
uysal ve uyuşuk bazıları,
yaban ve oynak diğerleri
soğuk şeftali ağaçlarının altında.
Her bir dalı tanıyordu,
her bir yarayı ağaçlardaki,
ve yaslı sesi ders veriyordu bana
atlarını okşarken.

[“Evrensel Şarkı”nın onuncu bölümü “Sığınmacı (1948)”den]

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy