Şili’nin Sesleri

 

Daha önce Şili’nin sesi özgürlüğün

metalik sesiydi, rüzgârdan ve gümüşten,

daha önce işitildi taze yara izlerinde

gezegenimizin yüceliklerinde,

yabanlığın ve kentarosun girdiği

Amerika’mızda.

El değmemiş kara dek, uykusuzlukta,

yükseldi saygın yaprakların korosu,

özgür suların şarkısı ırmaklarında,

senin güzelliğinin mavi görkemi.

İsidoro Errázuriz boşaltmıştı

kendi savaşan, kristal berrağı yıldızını

karanlığın üzerine, elleri arkadan bağlı halka,

fırtınalı küçük bir gezegen gibi

alnıyla Bilbao’ydu,

uyarılar ve mısır tohumuyla şişen

sonsuzca yeşillenen yapraklarını

getiren Vicuña Mackenna’ydı,

pencerenin ışığı dışarıda bıraktığı

başka halklara. Girdiler içeri

ve yaktılar gecede lambayı,

ve diğer halkların acı gününde

en yüksek ışığı oldular karın.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on üçüncü bölümü “Karanlıktaki Anayurduma Yeni Yıl İlahisi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy