Savaşmalısın

 

Bu yeni yıl, ey köylü, senindir.

Zamandan daha çok senden doğmuştur, seç

en iyisini hayatından ve sun onu kavgada.

Bir ölü gibi mezara giden bu yıl

dinlenemez hem sevgiyle hem de korkuyla.

Bu ölü yıl suçlayan acılarla dolu bir yıldır.

Ve acı kökleri, sevincin zamanı geldiğinde,

gecede, çözülür ve düşer

ve bir yeni kristal yükselir, senin hayatınla azar azar

dolacak bilinmez bir yılın boşluğuyla,

sun ona anayurdumun talep ettiği o saygıyı,

kendinin, volkanlardan ve asmalardan o dar kuşakların saygısını.

Artık kendi ülkemde bir yurttaş değilim ben: Haber aldım ki

Cumhuriyet’in yasasını binlerce kişinin adıyla birlikte

oluşturan adım silinmiş ülkemi yöneten

utanmaz palyaço tarafından.

Artık varolmayayım diye silmişler adımı,

hapis deliğinin hiddetli kavrayışıyla

o hayvansı idarecilerin dayakları ve işkencesi

hükümet bodrumlarında eşlik etsin diye,

uyum sağlasın diye tam güvenlik içindeyken onlar,

idarecileri, görevlileri, ortakları

anayurdu satan o tüccarın.

Mülteciyim ben, hapisten ve çiçekten, insandan

ve topraktan, uzakta yaşamanın kaygısını duyuyorum,

fakat hayatı dönüştürmek için savaşmalısın sen.

Savaşmalısın uzaklaştırmak için bu gübre yığınını

haritadan, savaşacaktır onlar hiç şüphesiz

ölsün diye zamanın utancı

ve halkın hapishaneleri açılsın ve ihanet edilmiş

utkunun kanatları yükselsin diye göğe.

 

[“Evrensel Şarkı”nın on üçüncü bölümü “Karanlıktaki Anayurduma Yeni Yıl İlahisi”nden]

 

Pablo Neruda (1904-1973)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy